psikiyatrist
otizm

İletişim Bozukluklarına Gelişimsel Bakış

Çocukla çalışmak enstrümanı doğru akort etmeye benzer, ses her daim çıkar önemli olan tınıyı yakalayabilmekte.

Erken çocukluk döneminde iletişim bozukluğu denildiğinde akla ilk ‘’otizm ya da otistik bozukluk ‘’ gelmektedir. Kötü süreçlerden geçip iyiye giden bu farklılık ailelere aşabilme umudu verdiğinden maddi manevi yatırım çok daha fazla olmaktadır. Tüm alternatif terapilerin ve diyet hazırlayan uzmanların birleştiği tek ortak nokta ise eğitimin en kalıcı yöntem olduğudur. Peki ama bu nasıl olmalıdır? Kimler tarafından, ne kadar sıklıkla verilmelidir? Kaç yaşında başlanmalı ? Sadece eğitim yeterli midir? Kardeş yapılmalı mıdır? Anne işten uzaklaşmalı mıdır? Devletin karşıladığı eğitim seansları yeterli midir? Ardı arkası kesilmeyen her sorunun cevabı aslında çocuğu yakından tanımanın içinden geçmektedir.

Bu alanda oldukça çeşitli eğitim ve terapi yöntemleri bulunmaktadır.

iletişim-bozuklukları

İlişki temelli eğitim modeli, uygulamalı davranış analizi, dil terapisi, duyu bütünleme terapisi sanat terapisi, müzik terapisi, at ve yunus terapisi gibi seçenekler önümüze çıkmaktadır.

Hangi eğitim ve terapi yönteminin uygunluğuna karar vermek önem teşkil etmekte. Bunun için de çocuk psikiyatrisi uzmanları tarafından aile ve çocuk gözlemi gerekmektedir.

Özel eğitimin yoğun ve sürekli olmasının önemi artık kabul edilmektedir. Yaşamın ilk altı yılı(altın yılı), öğrenmenin, özellikle taklit etme becerilerinin temeli bu yıllarda atılmaktadır. Ne kadar erken ve uygun eğitim alınırsa ilerleyen yaşlarda; benlik algısının artması, dikkat süresinin uzaması, grup içinde rol alma gibi temel becerileri yerine getirecektir.

Tanı ilk konulduktan sonra ki ne kadar erken konulursa çocuğun lehine olacaktır, ilişki temelli çalışmak önem taşımaktadır.

Peki ya ilişki temelli çalışmak nasıl olmalıdır?

Eğitime başlamadan önce ölçme değerlendirmenin yapılması, sıklıkla çocuğun ve ailenin değerlendirilmesi, multidiplinel çalışmaya açık olunması (diğer meslek grupları ile işbirliği içinde olunması) evde kullanılan eğitim materyallerinin gözden geçirilmesi, varsa çocuğun bakıcı ile görüşülmesi, ailede iş birliğinin önünün açılması, özellikle anne ile sıklıkla iletişim halinde olunması, umut vermek yerine ulaşılabilir hedefler üzerinden konuşulması, aileyi olası depresyon, boşanma gibi risklere karşı gerekli meslek gruplarına yönlendirilmesi, ailenin çocuğa göre hareket etmesini önlemek ve daha sayılamayacak her türlü önlem büyük önem arz etmektedir.

Pratik çözümler üzerinde çalışıldığında gelişimsel problemlerle baş etmek daha kolay olmaktadır. Çalışan eğitiminin oyun dilini kavraması, zorlamak yerine oyunu sevimli hale getirerek sunması beden dilini ve ses tonunu farklılaştırarak kullanmasını bilen, güvenli bağlanmanın önemini kavramış, anne–babanın dahil olmadığı eğitimin zaman kaybı bilincinde olan, okul-aile arasında köprü görevini üstlenmiş eğitimciler ve terapistler büyük önem taşımaktadır.

Çocukla çalışmak enstrümanı doğru akort etmeye benzer, ses her daim çıkar önemli olan tınıyı yakalayabilmekte. Doğru yerde ve zamanda davranmanız dileğiyle...