psikiyatrist
otizm

Sosyal Medya ve İnternet Kullanımının Psikolojimiz Üzerinde ki Yansımaları

İnternetin hayatımıza girmesiyle, kendimizde ve değerlerimizde büyük değişimler meydana geldi. Her anımızın kıymetli olduğu yaşantımızda, internet ve sosyal medyayı bilinçsiz bir şekilde kullanıyoruz.

Yapılan araştırmalar, Türkiye'deki kullanıcıların günde ortalama 3 saatlerini sosyal medyada harcadıklarını bize gösterdi. Farkında olalım olmayalım, sosyal medyanın bizlere verdiği zararlar oldukça fazla.

sosyal-medya-internet

Peki sosyal medyanın bizlere verdiği zararlar neler?

1) Beğeni ve yorumlara bağımlı hale geldik!

Sosyal medyada paylaştığımız fotoğraflardan ne kadar beğeni ve yorum alırsak, o kadar mutlu oluyoruz.

Kendimizin ve diğerlerinin değerini alınan beğeni ve yorumlar üzerinden değerlendirmeye başladık. Bunun için de ilgi çekici, kusursuz göründüğümüz, büyüleyici manzarası olan fotoğraflar paylaşılıyor.

Fazla beğeni alan ve takipçisi çok olan kişi, popüler kişi olarak görülüyor. Bu aynı zamanda instagram üzerinden satış yapan marka sayfaları, yaptıkları işi tanıtan doktorlar, estetisyenler vs. içinde geçerli, takipçi sayılarının çok olması, güvenilir, işinin ehli oldukları düşüncesini getiriyor akıllara. Az beğeni alan kişiler ise sevilmediklerini ve değersiz olduklarını düşünebiliyorlar.

2) Tahammülsüz olduk !

İnternetin bir iki gün için kesildiğini düşünelim, bu birçok insan için felaket olurdu. İnternetin 5 dakikalığına dahi olmaması, insanları çileden çıkartabiliyor. Bir sayfanın yavaş yüklenmesine bile tahammül edemez olduk. İnternetin hayatımıza yerleşmesiyle, hemen her şeye kolay ulaşır olduk, hem de çok az emek harcayarak. Bir bilgiye veya bir insana ulaşmak artık çok kolay. Bunların hepsi bizleri tahammülsüz, bekleyemeyen insanlara dönüştürdü.

3) Aile ve arkadaş ilişkileri zedelendi !

Telefon ve internet kullanımıyla sevdiklerimize daha az zaman ayırmaya başladık. Aile ve arkadaşlarımızla oturup sohbet etmektense, ellerimizdeki telefonlarla sosyal medya üzerinde zaman geçirmeyi tercih ediyoruz ve saatlerce oraya hapsoluyoruz.

4) Herkes mutlu görünmeye çalışıyor !

Dikkatimi çeken bir diğer nokta ise, sosyal medyada herkesin mutlu görünmeye çalışması. Sanki mutlu görünmeyi kendimize misyon edinmişiz gibi bir durum söz konusu sosyal medyada kime baksanız, hiç bir problemi ve üzüntüsü yok, her şey mükemmel görünüyor! İnsanlar, bu hayatlara bakıp imreniyorlar. Kusursuz hayatlar, kusursuz insanlar... Burada bir not düşmek istiyorum, "Unutmayın ki, hiçbir şey göründüğü gibi değildir."

5) Gençlerimizin akademik başarısı tehdit altında!

Yapılan araştırmalar, gençler arasında internet kullanımının % 90'a ulaştığını bizlere gösteriyor. Gençler, internetle çok fazla haşır neşir vaziyette. Derslere çalışmaya başlayamıyorlar bile. Ardı ardına gelen mesajlar, bildirimler... Gençlerimizin dikkatlerini toplamaları epey vakit alıyor. Derslerine ayıracağı vakti, sosyal medyaya veya internet üzerinden oynadığı online oyuna harcayan bir genç için tehlike çanları çalmaya başlamıştır çoktan. Bu noktada ebeveyne iş düşüyor. Çocuğun veya gencin internet kullanım saatlerini düzenlemelidir anne-baba, şayet ki ellerinden geleni yapmış ancak üstesinden gelememişlerse bir uzmandan yardım almaları gerekmektedir.

6) Kendimizden uzaklaşıyoruz !

Çekilen selfie'lerde daha mükemmel görünmek isteyen insanlar, çareyi estetik ameliyatlarında arıyorlar. Son yıllarda özellikle burun estetiğinde patlama olmasının bir nedeni de bu. İnsanlar kendisinde olanı beğenmiyor, hep daha iyi olanı arzu ediyorlar. Bir yandan da güzelleşmek bir kaçış yolu olarak kullanılıyor. Kendinden kaçıyor insan ! İçinde çözemediği, halledemediği problemleri güzelleşerek unutmaya çalışıyor kişi, her şeyin yoluna gireceği umuduyla.


Uzman Psikolog Göksu Ayaz